MÜNÖD CV Bankası

CV formu için tıklayın

İş İlanları

ANKET

İnsan Kaynakları hakkındaki gelişmeler

İnsan kaynakları nedir?

İktisadi tanımı: Bütün bilimsel çalışmaların, ampirik ölçümlerin gösterdiği üzere; insan, verimliliğe, dolayısıyla bir işletmenin en çok aradığı olan karlılığa en fazla katkısı olan iktisadi faktör.

Küresel rekabet, hızlı değişim ve belirsizlik içinde yaşadığımız dünyanın en önemli özelliği. Şirketlerin varlığını koruyabilmeleri dünyayı saran bu gelişmelere uyum sağlayabilmelerine bağlı Bir şirketin başarısında çalışanlarını bir vizyon etrafında toplayacak bir yönetim felsefesine sahip olması önemli rol oynuyor. Şirket yönetiminin tek hedefi üretim, kar ve büyüme değil. Şirket yönetiminin hayata, topluma ve çalışanlara bakış açısının büyük bir önemi var. Günümüzde rekabet öyle bir düzeye ulaştı ki, makina, tesis, teknoloji ve ürün tasarımı para ile satın alınabiliyor. Artık şirketler benzer maddi olanaklara sahipler. Şirketler arasında küresel rekabet üstünlüğü yaratacak tek farklı etken insan kaynakları. 

İnsan kaynakları, şirket stratejileri doğrultusunda işgücünün bilgilendirilmesi, eğitilmesi, ortak hedeflere yönlendirilmesinden sorumludur. Şirketler finansal sermaye ile değil, insan sermayesi ile daha büyük rekabet gücü elde ediyor. Şirketlerin en önemli varlıkları müşteri portföyü ve insan kaynakları. Her ikisi de kültürel çeşitlilik içeriyor. Bunlar şirket bilançolarında yer almıyor ancak şirket için çok büyük bir değer ifade ediyor. 

İnsan sermayesine yatırım yapmanın marjinal değeri, makine ve tesise yatırım yapmanın marjinal değerinden yaklaşık üç kat daha büyük. Bu nedenle şirketler insan kaynakları yönetimine daha çok özen göstermek zorundadırlar.

Geçmişten günümüze İ.K. gelişimi

1940’lar da işçi sınıfı ve sendikaların uyuşmazlığından dolayı sendikalar güç kazanmaya başladı. Savaş yorgunu dünyada ise insanların genel problemi bir işe girmek. Birde çalıştıkları işte maaş dışı haklarının korunmasıydı.

1980’lerde sendikaların güç kaybetmesiyle birlikte işçi ve patron ilişkilerinin güçlenmesini sağlamış. Bunun sonucunda ödüllendirme sistemi uygulanmasıyla çalışanlarda başarı hırsı oluşmaya başlamış. Böylece işte veremlilik yükselmiş. Eldeki aynı imkânlarla daha çok verimlilik alınması patron kesiminin dikkatini bu yöne çekmiştir. Ödüllendirme sistemiyle çalışanlar arasında rekabetin oluşması sağlanmış. Zaman içerisinde liderliğin ön plana çıkmasını ve iş disiplininin güçlenmesini sağlamıştır.

1990’da gelindiğinde iş hayatında takım çalışmaları başladı. Takım çalışmalarıyla birlikte kurum kültürünün ilk adımları atılmaya başladı. Gelişen teknolojinin neticesinde küreselleşen dünyada iş yerlerinde yeniden yapılanmaya gidildi. Öğrenen bir organizasyon kurulması sağlandı. Bu; adama göre iş değil işe göre adam seçme demekti ve aynı zamanda kendini sürekli yenileyen bir sistemdi. Artık tamamen tüm dünyada bu fikir kök salmaya başladı. İnsana göre iş devrinin Japonların 1980’lerde uyguladığı sistem yani işe göre insan yetiştirme dönemi tüm dünyada uygulanmaya başlamıştı. Bütün bunların sonucunda kurumların sanal ortamlara geçmeye başlamış, kurumlarda güçlü liderlere ihtiyaç doğmuş ve tam stratejik ortaklıklar kurulma başlamıştır.

Günümüzde gelişen iletişim araçlarıyla birlikte tam olarak küçük bir köy haline gelen dünyada iş verme sınırlarının kalkması ile birlikte zaman bazlı iş gücü büyük önem kazanmıştır. Buda çalışanların sadakatini, kurum kültürünü kavramalarını gerçekleşecek bir olgu olmuştur. Buna birde az çalışanla daha çok verim elde etme mantığının eklenmesi kurum içinde İ.k. departmanın kurumun en önemli kısmı olmasını sağlamıştır. Ücretlendirme ise yetkinlik bazlı ve seviyeye göre olmuştur. Ayrıca işçi motivasyonunun sağlanması için ek ücretler konulmuştur. Bütün dünyada çalışanlarının kişisel gelişimi konuşunda adımlar atmaya başlamıştır.

Mehmet BEYHAN

13. 12. 2007

SORU VE SORUNLARINIZ İÇİN tıklayınız.