
Türk tarih kurumu başındayken sadece doğruyu söylediği için çokca eleştirilen Yusuf halaçoğlundan ermeni iddialarıyla ilgili son noktayı koyacak bir kitap….
Kitap genelinde yorumdan uzak objektif bir görüş hakim.yazar kendisi konuşmayarak çarpıcı gerçekleri yansıtan hep konuşulan fakat kamuoyundan uzak belgeleri konuşturmuş.110 sayfa kitapta 225 belgeye atıfta bulunarak Ermenilerin sözde soykırım iddialarının yersiz ve asılsız olduğunu soru işareti bırakmayacak şekilde açık kapı bırakmaksızın belirtmiş.
kitapta aslolan sadece ermeni iddialarına cevap vermek değil Osmanlı imparatorluğunun son dönem ermeni politikalarından yola çıkarak Osmanlı imparatorluğunun ne kadar büyük bir devlet olduğunu belirtmek.direk olarak bir övgü olmasa da satır aralarında verilen kitaba hakim olan duygu Osmanlının büyüklüğünü anlamamıza yeterli oluyor.
Büyük Osmanlı imparatorluğunun yediği kaba pisleyen devleti arkadan vuran işbirlikçi Ermenilere vakarını bir an bile kaybetmeden nasıl bir cihan devleti gibi hareket edilmesini göstermiş.belki kitabı okurken bu kadarı da fazla diyebilirsiniz iyilikten maraz doğmuş işte de diyebilirsiniz ama şu gerçeği unutmamak gerekir ki bu ülke 1299 dan bu yana böyle ayakta durmuş bu hoşgörü ile 3 kıtada nam salmış son döneme kadar sayılı isyanlar dışında bütünlüğünü korumayabilmiş. refahın güvencesi olmuş..dünyaya öyle bir etik öyle bir ahlak getirmiş ki devletlerin ahlakından söz eder hale gelmişiz..işin temelinde yatan mantık şudur ki isyancıları bile bir hain olarak görmemiş bir Osmanlı .ana bacı çocuk demeden savunmasız köyleri yakıp yıkan Ermeniler dahil tüm isyancılara yaramaz bir evlat gibi muamele etmiş sadece yaramaz bir evlat…her şeye rağmen evlatlıktan reddetmemiş müdaheleler şefkat tokadını geçmemiş. belki Ermeniler bunun farkında değildi hain olma isyan etme yolunu seçti fakat bu Osmanlının başarısızlığı olarak görülemez çünkü ahlak sonuçlara bağlı bir eylem değildir. işlevsellik değildir önemli olan o büyüklüktür özdür .Peki Osmanlı bu kadar ahlaklı Ermenilerde yaramaz çocuksa bu sorun hala niye çözülemiyor?kitapta anlatıldığı kadarıyla kendi menfaatine çalışan Ermeniler emellerine ulaşmak için gitmedikleri kapı yapmadıkları oyun kalmamış Ruslar İngilizler Fransızlar başta olmak üzere bu meseleye çomak sokmuş konuyu evrensel bir sorun gibi gösterip çözümsüzlük yoluna gitmiş savaş hukuğuyla ilgili bu meseleyi siyasallaştırıp olmayan belgeler üstünden demogoji yapılmış.bu kadar belge yok sayılmış tabi bu arada hocalıda bosnada avustralyada cezayirde rwanda da yapılanlar yine aynı yöntemle örtbas edilmiş.unutturulmaya çalışılmış.Bireyler unutulmuş sadece devletler kalmış hep vatan sağolmuş ama bir insanın öldürmenin tüm insanlığı öldürmeye bedel olduğu unutulmuş.Şu menfaatler dünyasına bir Osmanlı daha gerekmiş demek ki belki küllerinden doğar biz uyanabilirsek…




