MALATYA'NIN KAYISI ÜRETİMİ VE MALİYETİ
KAYISI ÜRETİMİ
İlimizin en büyük tarımsal üretim kaynağı meyvecilik olup bunun en büyük kısmını kayısı yetiştiriciliği oluşturmaktadır. Halen kapama kayısı bahçesi şeklinde tesis edilmiş toplam 6.817.850 adet kayısı ağacı mevcuttur. Dünya yaş ve kuru kayısı üretiminin çok önemli bölümü Türkiye tarafından gerçekleştirilmektedir. Malatya kayısı yetiştiriciliği yönünden ülkemizde ilk sırayı almaktadır. Gün geçtikçe gerek üretim alanı gerekse de ürün miktarı bakımından büyük artışlar gösteren kayısıcılığımız 1998 yılında 5.106.623 adet iken 2006 yılında 6.817.850 adete çıkmıştır.
Yaş kayısı üretiminin yaklaşık % 50’sinden fazlasını karşılayan İlimizde üretim yoğun olarak kuru kayısıcığa yönelik olup, üretilen kayısının % 90’ı kurutulmakta ve kurutulan kayısının da % 90-95’i ihraç edilmektedir.
Kayısı taze, kurutulmuş ve konserve olarak yıl boyunca tüketilebilen bir meyvedir. Fert başına tüketim, ülkelere göre değişmekle birlikte 0,600 - 2 kg/kişi/yıl olarak değişmektedir. Ülkemizde ise bu miktar üretim ve piyasa şartları değerlendirildiğinde 2,986 kg/kişi/yıl düzeyindedir.
Kayısı; kuru, dondurulmuş, konserve, pulp, nektar, konsantre, reçel, marmelat, pestil, ekstrüzyon ürünleri gibi birçok değişik ürüne işlenebilen bir meyvedir. Kayısı çekirdeğinden badem yağı, esans, futural ve aktif karbon üretilmektedir. Kayısı çekirdeği kabuğu ise yakacak olarak ve ahşap yapı elemanları bünyesine katılarak kullanılmaktadır. Kayısının yetiştirilme şekline göre ; Sofralık , Kurutmalık , Sanayi tipi olmak üzere 3 kategoride değerlendirilmektedir.
Malatya’da kurutmalık için yetiştirilen kayısının önemli bir bölümünü (%70-80) Hacıhaliloğlu kayısı çeşidi oluşturmaktadır. Diğer önemli kurutmalık kayısı çeşitleri ise Kabaaşı (% 10-15), Soğancı ve Çataloğlu şeklinde sıralanmaktadır.
Kayısı yetiştirme, hasat, kükürtleme ve kurutma işlemleri, işletmeler tarafından aile işgücü ve mevsimlik işçilerle yapılmaktadır. Yaklaşık 50.000 aile ve 250.000 kişinin geçim kaynağı olan kayısı Malatya ve yöresi için önemli bir ekonomik gelir kaynağı durumundadır.

tabloyu görmek için üstüne tıklayınız
1998–2006 YILLARI ARASI KAYISI ÜRETİM DEĞERLERİ
İlimiz genelinde bazı yıllar yoğun olmakla genellikle çiftçinin yaşadığı üretim sıkıntısı İlkbahar geç donları ile dolu zararları oluşturmaktadır. Bu ise yıllar itibariyle kayısı piyasa fiyatının oluşmasında birinci derecede rol oynamaktadır. İlkbahar geç donlarının etkili olduğu yıllarda rekolte düşerken birim fiyatta önemli derecede artışlar olmaktadır. Buda kayısı fiyatı ve yetiştiricilik maliyetinde yıllar itibariyle belirli bir istikrarın olmasını engellemektedir.
İlimiz genelinde 2006 yılı verilerine göre toplam yaş kayısı üretimi 243.809 Ton dur.Toplam üretimin 24.404 tonu yaş olarak tüketilirken, 219.405 ton kayısı ise kurutmalık olarak değerlendirilmektedir.YTine 2006 yılı kesin istatistiklerine göre ilimizde toplam 55.600 ton kuru kayısı üretimi yapılmıştır.
Yine 2006 yılı rakamlarıyla 1 Kg kuru kayısının üretim maliyeti 3,25 YTL ( 2,32 $ ) dır. Kuru kayısının büyük bir bölümü ihraç edildiğinden 1 kg kuru kayısının ihracat fiyatı ise ortalama 1,754 $ dir. 2003 yılında bu değer 2,096 $ olarak gerçekleşmişken üretim maliyetleri her geçen yıl artmış buna karşılık kuru kayısı ihracat değerinde bu gün için dolar bazında dahi ciddi bir düşüş yaşanmıştır. Bu ise üretim miktarı diğer bir deyişle rekolteye bağlı olarak fiyatın oluşmasına bir göstergedir. Diğer bir unsur ise her geçen yıl üretim maliyeti belli bir oranda artarken ürün fiyatında döviz kuru üretim miktarı piyasa fiyatını belirlemektedir.
KAYISI DIŞ TİCARETTEKİ SORUNLARI
Dünya kayısı üretiminde en büyük payı % 40 ile Avrupa kıtası almaktadır. Onu Asya, Afrika, Kuzey Amerika ve Okyanusya kıtaları azalan paylarla izlemektedir. Kayısı üreticisi ülkelerden Fransa, İspanya, İtalya, Macaristan ve Yunanistan taze kayısı ihracatçısıdır. Türkiye, Avustralya ve İran daha çok kuru kayısı ihracatçısı ülkelerdir. Güney Afrika, Çek Cumhuriyeti, Bulgaristan ve Romanya konserve kayısı ihracatçısı ülkelerdir. ABD ise Avrupa kıtasına kuru kayısı ve konserve ihraç eden ülkedir. Aynı zamanda kuru kayısı ihracatçısı ülkelerin başında gelmektedir.
Kuru kayısıdaki kükürt miktarı için dış ülkeler arasında yasal sınırlamalarda tam bir mutabakat yoktur. Kuru kayısıdaki müsaade edilebilir azami kükürt miktarı, kükürtdioksit cinsinden, AB’de 2000 ppm iken, Avustralya’da 3000 ppm, ABD’de 2500 ppm’dir. Bu nedenle kuru kayısı üretiminde, biri AB ülkelerine yönelik, diğeri de ABD ve Avustralya pazarlarına yönelik olmak üzere iki farklı kükürt ihtiva eden kuru kayısı üretimi yapılması gerektiğinden, mevcut üretim metotlarında da bu konuya fazla dikkat edilmediğinden zaman zaman ihracatta ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır.. Ülkemizin geleneksel tarımsal ihraç ürünleri arasında yer alan kuru kayısı, kuru meyve ihraç kalemlerimiz içinde ikinci sırayı almaktadır.
Kuru kayısı serbest ihracat kapsamında olup ihracatı zorunlu standarda tabi olan ürünler arasında yer almaktadır. TSE 485 no’lu kuru kayısı standardı 01.08.1993 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş ve sadece ihracatta zorunlu uygulamaya konulmuştur. Kuru kayısıda standardı belirleyen iki önemli kalite özelliği vardır. Bunlar SO2 kalıntı miktarı ve nem oranıdır. 16.11.1997 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Türk Gıda Kodeksine göre kuru kayısıda maksimum kükürt miktarı 2000 ppm ve nem oranı % 25 olarak belirlenmiştir.
Dünyanın en önemli kuru kayısı üreticisi olan Türkiye aynı zamanda dünyanın en büyük kuru kayısı ihracatı yapan ülkesidir. Ülkemizin dışında kuru kayısı ihracatı yapan ülkeler Pakistan, İran, Güney Afrika Cumhuriyeti, Fas ve Avustralya’dır. Bu ülkeler içerisinde kuru kayısı ihracatında ülkemize rakip olan İran, Pakistan ve Suriye’nin kuru kayısı üretiminde artış olmasına rağmen kalite ve tercih edilme yönünden Türkiye’nin gerisinde kalmaktadır.
Türkiye, dünya kuru kayısı üretiminde olduğu gibi ticaretin de önemli bölümünü (%85) elinde tutmaktadır. Ancak, ülkemizden kuru kayısı ithal edip bunları tekrar ihraç eden (re-export) ABD, Almanya, İngiltere, İtalya, İspanya ve Fransa gibi ülkeler, tanıtım ve ambalajlama konularında daha ileri durumda olduklarından bizden satın aldıkları kuru kayısıdan büyük paralar kazanmaktadırlar. Bu nedenle mevcut pazarlarda varlığımızı artırarak sürdürmek ve yeni pazarlar bulmak için tanıtım ve ambalajlama konularında kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.
İlimizden 2001 yılına kadar yaş kayısı ihracatı yapılmamıştır. İlimizde ilk defa 2001 yılında 55.000. ton yaş kayısı satışı gerçekleştirilmiştir. Bu miktarın 511 ton’u yurt dışına ihraç edilmiş, geri kalanı ise yurt içinde satılmıştır. Ülkemizin kuru kayısı ihraç ettiği ülke sayısı 70’in üzerindedir. Bu ülkelerin başında A.B. üyesi ülkeler ile A.B.D gelmektedir.
KAYISI ÜRETİMİNDE MALİYET
Bütün üretim mallarında olduğu gibi bir ürünün satış değerini üretim maliyeti oluşturmaktadır. Ancak bu Tarım ürünlerinde çokta geçerli bir faktör olmadığını görmekteyiz. Özellikle kayısı üretiminde aşağıdaki tablonun da incelendiğinde anlaşılacağı üzere üretim maliyeti ile çiftçinin eline geçen kğ fiyat karşılaştırıldığında maliyetin altında bir satış söz konusudur.
YILARA GÖRE YAŞ – KURU KAYISI MALİYETİ – SATIŞ FİYATI (YTL/Kg)
Yıllar |
Yaş Kayısının Sebze Hali |
Çiftçi Eline Geçen Yaş Kayısı Fiyatı |
Yaş (Taze) Kayısının Maliyeti |
Kuru Kayısının Çiftçiye Maliyeti |
Kuru Kayısı Ortalama İhraç Fiyatı ($) |
2003 |
0,46 |
0,37 |
0,46 |
2,29 |
2,095 |
2004 |
0,52 |
0,42 |
0,52 |
2,63 |
2,486 |
2005 |
0,58 |
0,46 |
0,58 |
2,90 |
1.894 |
2006 |
0,78 |
0,62 |
0,69 |
3,25 (2,32 $) |
1,754 |
Bütün üretim girdilerinin kullanıldığı yetiştiricilik maliyetinde çiftçinin görünen tek gelir kaynağı veya karı aile işgücünün değerlendirilmesi olarak görülmektedir. Son yıllarda özellikle dövizdeki istikrarsızlık, büyük kısmının ihracat şeklinde değerlendirildiği kayısıda üreticinin maliyet değerinde veya altında ürününü pazarladığını göstermektedir.
Tarımın meyvecilik boyutunda kısa vadede ürün değişikliğine gidilememektedir. Kayısı bahçesi tesisi ve ekonomik verim sürecine bakıldığında yaklaşık 35 yıllık bir süreç ortaya çıkmaktadır. Bu ise piyasada oluşan maliyet ve piyasa değerlerindeki elastikiyeti kısa vadede bertaraf edememektedir. Buda çiftçi şartlarında ürün değişikliğine gidilemeyeceği anlamına gelmektedir. Bu şartlar ise çifti her yıl yetiştiricilik maliyeti artan buna karşılık ürünün değerinde satılamadığı kayısının üretimine devam etme zorunda kalmaktadır.
Kayısı ticareti yıllardır 10-12 kğ lık paketler halinde kuru kayısı olarak pazarlanmaktadır. Özellikle ithalatçı ülkeler ise bu ürüne perakende piyasa oluşturarak katma değer katmak suretiyle değerlenmektedir. Bu ise özellikle çiftçime yansımayan getirisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu problemin aşılmasının en önemli çözüm yolu ise katma değerinin İlimiz içinde ilk pazara kavuşmadan katılmasıyla mümkündür.
Fevzi ÇİÇEK
Ziraat Mühendisi
Ziraat Mühendisleri Odası
Malatya İl Temsilcisi
SORU VE SORUNLARINIZ İÇİN




